içimdeki yolculukta NAZIM KIBRISİ HAZRETLERİ

              
Masmavi  bakışların nazarına ilişmek..AŞK ile..

Uçağın havalanmasını havaalanının penceresinden izlerken içim hüzün dolmuştu,uçakta olmalıydım,benim koltuğum boştu..Kimliğim evde,ben havaalanında olunca,ikimiz aynı yerde olmayınca giden arkadaşlarıma el sallamakla yetindim önce..Mutlak bir “hayra” teslim,derin bir nefes aldım…Bir sonraki uçakta yer olması için dua ederek beklerken,havaalanında bir mescid olduğunun idrakini bu bekleyişte öğrenecektim…
Muhiddin Şekür’ün “SU ÜSTÜNE YAZI YAZMAK” kitabını yakın bir zamanda okumuş olmam,bu bekleyiş anında,durumumu tefekkür etmenin,hazzının altını iyice çizmişti..Şükrettim..Hayırlısı için dua ettim..Bir sonraki uçağın kalkma anı geldiğinde pür dikkat bekleyişim bir koşuşturmaya dönüştü..Görevli elinde telsiz, uçağa -bekleyin gelen yolcumuz var dediği anda heyecanla izlediğim,bir sinema filminde ki, uçağa koşuşturan karakter gibiydim..Görevli ve ben öyle hızlı koşuyorduk ki...Kendine dışarıdan bakan bir gözle,halime gülüyordum,bunu da yaşamak varmış çok şükür.. 

            


Kıbrısın Lefke şehrinde etrafı portakal bahçeleriyle dolu, ahşap,şirin bir dergaha ulaştığımda heyecanlıydım..Hepimiz heyecanlıydık.Arkadaşlarımla bu heyecanı paylaşarak daha çok büyütüyorduk..Nazım Kıbrısi Hz.'nin biraz rahatsız olmasından dolayı onu görüp göremeyeceğimizi bilemiyorduk..Dergahta yurt dışından gelmiş bir çok hanım vardı..Hepsinin gözleri pırıl pırıldı,gönülden,güler yüzleri gülümsüyorlardı.. Lisan'ını bilmediğimiz pek çok ülkeden gelen insanlar toplanmış,ortak bir sevginin sevgisini paylaşıyorduk..Bu çatının altı, sevgi ve muhabbet doluydu,sevgi ve muhabbet..Bu sevgi ve muhabbetle hepimiz  ve zaman akmaya başladık..

Güzel bir günün ilk saatlerinde imece usulü yapılan sabah kahvaltısından sonra,büyük dergaha geçtik.Çeşit çeşit,desen desen,farklı farklı pek çok insanın,birlikte beklemenin sabrını yaşaması çok hoştu..Dergahı,portakal ağaçlarının güzel görüntüsü süslüyordu,pembe,mor renkli çiçekler yaşam enerjisini,YARADAN’ ın ,yarattıklarının güzelliğinin belgesiydi..

 


  Hayy Hak!

“VAR” ettiğin her şey ne hoş..her şey de Sen!Her yerde Sen!


     


Dergahın bahçesinde rengarenk dağılmış boncuklar gibiydik..

Neden  bunca insan buradaydı?

Hayat bütün rengiyle akarken,belki vakit geçirilecek pek çok başka şey  varken,burada toplanan insanlar neyin peşindeydi?Neden burayı tercih ediyorlardı?

Yaradan’ın Salih bir kul’u, 

           AŞK'a yürüyerek AŞK'a aşina olunur!
           Aşina oldukça AŞK'la yürünür!
           AŞK'la yüründükçe aşina olunur!
           Bide bakmışsın ki, AŞK oluvermiş!

demişti..

Buradaydık..Hepimiz AşK’a yürüyorduk..Aşk arıyorduk!

Bir ses dalgası yayıldı… Nazım Kıbrısi Hz. uzun zamandır yağmura hasret Lefkeye yağmur duası için dergahın dışına çıkacaktı.

Bir an’dı..

Hazret ,selam vererek çıkarken,mavi gözlerinden çıkan enerji hepimizi kendimize getirdi..Yaradanı çok seven,Yaradan’ın sevdiği’ne "yakin" olmak! Bir an’dı!

Bekleyişler devam etti..

Bekleyişleri süsleyen, dergahın yanında ki küçük camiden gelen namaza çağrı,ve çok güzel okunan dualardı..Farklı dillerde birbirlerini, hal diliyle anlayan insanların oluşturduğu saflar..Gönüllere dokunan,gönülleri yakan ,gözleri dolduran dualardı..

Birde yağmur..Yaradan’ın duaya cevabı..Çok sevdiğine açtığı elleri ,çok sevilenden gelen yağmur damlalarıyla coşmuştu..Lefke yağmurla buluştu,bizlerle bu an’ı paylaşmış oldu..

Zaman akıyordu..

Bekliyorduk..Sabretmeyi öğreniyorduk..

Uçağımızın hareket saati yaklaştıkça, ümidimiz boynunu bükmeye başladı..Daha çok dua ettik,daha çok boynumuzu eğdik,daha çok teslim olduk..Öğrendik..

          Mavi gözlerinle nazar eyle Sultanım

          Tatlı sözlerinle yansın gönlümüz

          Boynumuzu eğdik,teslimiz

          Bir dua eyle ,yıkansın gönlümüz.

         

Bir an!Hazretin yanına çıkabileceğimiz haberi geldi..Gitmeye çok az kala..Gidecekken.. 

           Bir an’dı!

           Nazar eyledi..

           Bir an’dı!

           Dua eyledi..

            Bir an’dı!

            Selam eyledi..

          (Elhamdülillah)

Lefkeye veda ederken Havaalanına gitmek için bindiğimiz minibüsün arka camından gördüğüm son kare..Hal diliyle anlaştığımız dostlarımızın elinde bir tas su..Arkamızdan serptiler..Su yağmura karıştı,çoğaldı..Sevgi ve muhabbetle..
Sevgi ve muhabbetle dönelim,dönelim..Aslımıza dönelim..Sevgi ve muhabbetle..

                                                                                         mavitoprak/s.m





Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !